Kırmızı Etin Fiyatları Markete Gidene Kadar % 70 Artıyor - Et Tavuk Piyasası

  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Kırmızı Etin Fiyatları Markete Gidene Kadar % 70 Artıyor

Kırmızı Etin Fiyatları Markete Gidene Kadar % 70 Artıyor

Türkiye Ziraat Odaları Birliği ( TZOB ) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar her geçen gün yükselen et fiyatlarının üreticiden tüketiciye gidinceye kadar % 70 arttığını söyledi ve ucuz etin formülünü verdi.

Et fiyatlarının daha uygun olmasının formülünü açıklayan ve ette KDV’nin yüzde 8’den yüzde 1’e indirilmesi, pazarlama kanallarını kısaltacak tedbirlerin alınması, olası spekülasyonları önlemeye yönelik piyasanın sıkı takip edilmesi gerektiğini belirten Bayraktar, şöyle konuştu, “Sebze ve meyvede gördüğümüz durum aynı şekilde kırmızı ette de karşımıza çıkmaktadır.

Ocak ayında üreticide kilogramı 26 lira 25 kuruş olan kuzu eti, markette 44 lira 99 kuruşa, 24 lira 76 kuruş olan dana eti, markette 40 lira 15 kuruşa satılmaktadır. Görüldüğü gibi üreticiden markete kuzu eti fiyatı yüzde 71,38, dana eti fiyatı yüzde 62,17 artmaktadır.

Zaman zaman perakende fiyata bakılarak kırmızı ette ithalat sesleri de gündeme geliyor. Birçoğu masum taleplermiş gibi görünse de uzun vadede ithalatın hayvancılığımızı hangi noktalara sürüklediğini geçmiş tecrübelerimiz bize gösterdi. Et ithalatı için yurtdışına ödediğimiz her döviz, hayvancılığımızda bir adım gerilememize neden oluyor.

Bu yöntem başka ülkelerin besicilerini desteklerken, kendi üreticimiz ve et üretimimize olumsuz yansıyor.

tzob bayraktar

Bunun acı örneklerini et ithalatı yaptığımız yıllarda yaşadık.

Ancak son yıllarda kararlı bir şekilde belli miktarın dışında et ithalatı yapılmaması, hayvancılık sektörümüze olumlu yansıdı, önemli mesafeler kat ettik. Et ve süt üretimimiz giderek artan bir ivme yakaladı.

Bugün de yapmamız gereken bu kararlı duruşu devam ettirmek, ithalatı sadece ve sadece besi ve damızlık materyaliyle sınırlı tutmaktır. Bunu da üreticimize zarar vermeyecek şekilde kontrollü yapmak zorundayız.

Bu uygulama, birkaç yıldır özellikle Kurban Bayramlarında da başarılı sınav veren, ithalata gerek kalmayacak şekilde ihtiyacın üzerinde üretimi gerçekleştirerek kendisine güvenenleri mahcup etmeyen çiftçimizin de önünü görmesini ve daha sağlam yatırımlara yönlenmesini sağlayacaktır. Her ithalat dedikodusunda üreticilerimiz arasında tedirginliğe ve kararsızlığa neden olan bu tür söylemlerden uzak durulması gerekir. Kolay yoldan kazanç elde edilmesinin bir yöntemi gibi görülen bu yol, ne ülkemiz için ne çiftçimiz için ne de hayvancılık sektörümüz için doğru bir yoldur.

Yapılması gereken, ithalat değil

Yapılması gereken, ithalat değil kısa, orta ve uzun vadeli politikalarla üretimin sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasıdır.

Bu politikalar hayata geçirildiği takdirde, neredeyse maliyetine üretim yapan çiftçimiz, emin olun bütün beklentilere cevap verecek, üretimi artıracak ve fiyatların aşağı düşürülmesi için başka her türlü bahaneyi de ortadan kaldıracaktır.

Çiftçimiz kendisine uzatılan eli boşa çıkarmadı, karşılığını verdi. Sektörde hep görüldüğü gibi çiftçinin kendisine uzatılan eli, kendisine yapılan desteği hiçbir zaman boşa çıkarmadığını, karşılığını hep verdiğini belirten Bayraktar, şöyle devam etti:

“Kısa vadede başka ülkelere ödenecek döviz miktarı kendi çiftçimize belli oranda destek olarak yansıtılırsa hem üretimimiz artacak hem piyasalara güven tesis edilecek hem de büyük miktarda döviz ülkemizde kalacaktır.

Et fiyatlarının kısa, orta ve uzun vadeli politikalarla düşürülebileceğine vurgu yapmıştık. Bu politikaların neler olabileceğine ilişkin önerilerimize gelince;

Tüketiciye ulaşan son ürün olan etin fiyatının düşmesi için karkas fiyatlarının düşmesi, bunun için de, yem ve besiye alınacak hayvan gibi üretim maliyetlerinin düşürülmesine ihtiyaç vardır.

Yem için; ucuz yem kaynakları olan meraların ıslah edilerek kullanıma açılması ve mevcut meraların korunması, yem bitkileri üretiminin desteklenmeye devam edilmesi, gübre ve mazot gibi yem hammadde üretim girdilerinin ucuza temininin sağlanması,

Besi hayvanı için ise; Buzağı ölümlerini önleyici tedbirlerin alınması, Doğum aralığının uzaması nedeniyle doğurma oranının düşük olmasını önleyici tedbirlerin alınması, Süt fiyatlarında zaman zaman yaşanan istikrarsızlıklar neticesinde damızlıkların kasaba gönderilmesini önleyici tedbirlerin alınması gerekmektedir.

Bunlara ilave olarak besicilere verilen desteğe devam edilmesi, ette KDV’nin yüzde 8’den yüzde 1’e indirilmesi, pazarlama kanallarını kısaltacak tedbirlerin alınması, olası spekülasyonları önlemeye yönelik piyasanın sıkı takip edilmesi gerekmektedir.”

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?



BİRDE BUNLARA BAKIN

Facebook Sayfamız